DOĞA VE TOPLUM

15.12.2016 tarihinde yayınlandı, 562 kez okundu

DOĞA VE TOPLUM

CNN Turk Yesil Doga program yapimcisi gazeteci Guven Islamogluna kitabimi tanitma onuruna nail oldum.

Doğa ve Toplum adlı konferans ve söyleşiye buğün CNN TÜRK Yeşil doğa adlı programın yapımcısı olan  işinde duaen bir yönetmen ve  gazeteci vardı….Engin tecrübeleri ve TRT  den CNNTÜRK e kadar ki geçiş dönemlerinin hakkını veriyordu Güven İslamoğlu….Aslen 1963 Ankara doğumlu olan Güven İslamoğlu Rizeli bir doğasever…Doğayı katleden doğayı yakıp küle çeviren insanoğulunun haykırışlarını engin tecrübe ve deneyimlerini bizlerle paylaşan Güven İslamoğlunun köylere köyde yetiştirilen her ürüne ve bozulmamış düzene sahip çıkmayı duyarsız bir toplumdan nasıl duayrlı bir topluma geçiş yapacağımızın sinayallerini veriyordu…Önce insan olmak dedi Güven İslamoğlu nerden geleceğimizi unutmayacagız…Cerkeslerin temizlik ve cevreye nekadar duyarli ve temiz bir toplum oldugunu Doga ve toplum konferansinda dile getiren Guven Islamogluna toplumum adina tekrar tesekkulerimi sunuyorum..

Birçok çevre ve gazetecilik ödülü alan Güven İslamoğlu trekking bisiklet ve katamaran sporuyla uğraşıyor.Ekolojik sistemin katkılarını birer birer bizimle paylaşan Güven İslamoğlu doğayı kirletmenin insana ve doğaya yaydığı olumsuzlukları dile getirdi.Doğaya atılan çöplerin geri dönüşüm hızlarının olmadığını Norveçde çöp kutusunun bile olmadığını dile getirdi.Küçücük bir kağıt parçasının bile bir ağacın ölümüne sebep olacagını küresel ısınmanın karasal buzullaşmanın yeryüzündeki dengeyi bozacağını ekolojik sistemin tüm türleri yavaş yavaş yok edeceğini güzel sohbetiyle dile getirdi.

Güven bey haklıydı ;

Bilinçli ve de bilinçsiz çevreye verilen zararlar tabiattaki bazı varlıkların azalmasına neden olur. Buna bağlı olarak madde döngü gerçekleşemez. Bu nedenle doğa enerjisiz kalır. Enerjinin olmadığı bir ortamda hiçbir şey gerçekleşmez.
Ekosistem ortamında meydana gelen ekolojik denge bozulmaları aşağıda belirtilen olumsuz sonuçlara yol açar.

1. Dünya’ nın Coğrafyası Ve İklimi Değişir

Biyolojik zenginlik,doğanın yapısına bağlı olarak değişir. Bir çöl ortamı ile orman veya göl ortamlarındaki biyolojik zenginlikler yanı değildir. Her ortamın kendine özgü iklimi,sıcaklığı,nem oranı, ışık ve tuzluluk gibi yapısal farklılıkları vardır. Bu yapısal farklılıklara bağlı olarak biyolojik canlı türleri de değişir. Doğadaki canlı varlıklar,çevrenin iklimi üzerinde etkili olurlar. Sıcaklık,nem,ışık ve yğış olaylarının meydana gelmesinde katkıda bulunurlar.

Bir ekosistem ortamındaki bozulmalar,kendiliğinden o bölgenin iklimini değiştirir. Bu durum ise biyolojik dengeyi etkiler. Canlıların tür ve sayılarının azalmasına veya çoğalmasına neden olurlar. İklimdeki bu değişmeler,yeryüzü şekilleri ile üretim-tüketim ilişkilerini değiştirir. Ormanların yok edilmesi sonucunda o bölge hızla çölleşir. Yağış ve nem azalırken sıcaklık artar.bir gölün kuruması sırasında buna benzer olaylar meydana gelir. Bütün bu olaylar,o bölgenin coğrafi yapısının değişmesine neden olur.

2.Erozyon Toprakları Bitirir

Toprak,bir ülkenin en önemli zenginlik kaynağıdır. Bitkisel ürünlerin yetiştiği toprak aynı zamanda hayvanlara da barınaklık eder. Toprak,bütün canlıların besin kaynağı sayılır.
Toprağın su ve rüzgar gücüyle denizlere taşınması olayına erozyon denir. Toprak, bitki örtüsü bakımından zengin olursa erozyona uğramaz. Çünkü, bu alanlardaki su ve rüzgarın etkisi kontrollüdür. Bitki örtüsü ve toprak birbirini korur. Bitki örtüsü, yağışlara karşı toprağın aşınmasını önler. Toprak da bitki örtüsüne tutunarak sürüklenmez. Kısacası, toprak ve bitki örtüsü bir bütünün iki ayrı parçası bibidir. Birinin yokluğu, diğerinin de yok olmasına neden olur.
Göl ve orman alanlarındaki biyolojik denge bozulduğu zaman,yoğun bitki örtüsü giderek azalır. Buna bağlı olarak da toprağın erozyonu hızlanır. Çünkü, toprağı koruyan faktörler eksilmiştir. Bunlar ile birlikte yanlış sürüm, uygun olmayan ekim, kimyasal atık ve tarım ilaçları, yapay gübreleme vb. etkiler toprağı verimsizleştirmektedir. Verisiz topraklar ise üzerindeki bitki örtüsünü besleyememektedir. Bitki örtüsü olmayan topraklar korumasız kalırlar. Dolayısıyla erozyona uğrarlar.
Toprak kaybı, ulusal bir kayıptır. Verimli olan bu toprakları, doğa elimizden almaktadır. Çevre tahribatına neden olan insanlar, farkında olmadan geleceğimizi de yok etmektedirler. Toprak kaybı, telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olur. Toprak kaybı ile biyolojik zenginliklerimiz de kaybedilmektedir.

3.Su Kaynakları Azalır ve Kurur

Ekosistem ortamlarındaki bozulması sonucunda su kaynakları da giderek azalır ve kurur. Bir orman ekosistemi bozulduğu zaman, o bölge eskisi gibi düzenli yağış alamaz. Buna bağlı olarak ta su havzaları beslenemez. Suyla beslenemeyen havzalar da yer altı su kaynaklarını oluşturamaz. Böylece o ortamlardaki su kaynakları kurumaya başlar.
Asya kıtasındaki Aral gölünü besleyen nehirler, sulama ve enerji elde etme amaçlı kullanılınca, göl kurumaya başlamıştır. Doğal olarak göl ve çevresi hızla çölleşmiştir. Bu olaya bağlı olarak ekolojik denge değişmiş ve biyolojik zenginlik azalmıştır.

4.Enerji Kıtlığı Başlar

Bir ekosistemde bulunan canlılar, karşılıklı yarar ve çıkar ilişkileri içinde yaşarlar. Bu canlıları bir arada bulunuş nedenleri, birbirlerine olan ihtiyaçlarından ileri gelmektedir. Birinin varlığı, diğerinin yaşamasına bağlıdır. Besin maddeleri canlıların enerji kaynağıdır. Enerji olmada hiçbir canlının yaşaması mümkün değildir. Canlılar, enerji ihtiyaçlarını beslenerek karşılarlar. Bu nedenle, her canlı beslenebileceği bir ortamda yaşar.
Ekosistem ortamı çeşitli etkilerle bozulmaya başlayınca, o ortamın biyolojik dengesi de bozulur. Buna bağlı olarak canlı sayısı da azalarak yok olmaya başlar. Canlı sayısındaki azalma ise o ortamın beslenmesini zorlaştırarak enerji kıtlığına neden olur.

5.Biyolojik Çeşitlilik Azalır-Beslenme Sorunu Doğar

Bozulan ekosistem ortamlarında bazı canlı türleri azalarak yok olur. Ölen canlılarla beslenen canlı türleri de bundan olumsuz etkilenerek azalırlar. Kısacası besin zinciri halkasını oluşturan bütün canlılar olumsuz olarak etkilenirler.
Beslenme sorununa bağlı olarak biyolojik çeşitlilik de azalır.

İnorganik bileşikleri kullanarak organik bileşikler dediğimiz karmaşık ve uzun molekül zincirlerini üretebilen canlılara ototrof adı verilir. Diğer bir anlatımla bu canlılar, yaşamsal etkinliklerini sürdürebilmek için gereksinme duydukları tüm organik bileşikleri, doğrudan doğruya inorganik bileşikleri sentezleyerek elde ederler. Bu canlılar, karbondioksidi indirgiyerek organik bileşikler sentezlerken, işlemin kimsayal karakteri dolayısıyla enerjiye gereksinim duyarlar. Bu enerji, ışık -büyük ölçüde güneş ışığıya da kimyasal enerjidir.

Peki üzerimize düşen görevler neydi ;

Doğal Kaynakları Korumak Yapılması Gerekenler

1- Bir ürünü alırken ambalajının geri dönüşümlü olmasına dikkat etmeliyiz.

2- Atık kâğıtları çöp yerine biriktirerek ekonomiye kazandırmalıyız.

3- Dişlerimizi fırçalarken suyu açık bırakmamalıyız.

4- Çevremizdeki doğal güzellikleri kirletecek davranış ve hareketlerden kaçınmalıyız.Kirletenleri uyarmalıyız.

5- Sağlığa zararlı kimyasal maddeler içeren temizlik ürünler yerine çevreye zarar vermeyen ürünleri tercih etmeliyiz.

Doğayı ortaklaşa kullanıyorsak bütün canlıların yaşam hakkına da saygı göstermek zorundayız. Doğayı korurken neler yapmalıyız.; Çöpleri yerlere atmamalıyız. Sigara izmarıtlerini gelişi güzel atarak ormanlarımızın yanmasına sebep olmamalıyız., Ağaçsız alanlara fidan dikip genç ağaçları kesmemeliyiz.. Denizleri gölleri ve akarsuları kirletmemeliyiz.Havayı kirleten tehlikeli gazların salınımını azaltmak zorundayız. Topraklarımızı erozyondan korumalıyız. Doğal kaynaklarımızın kullanırken israf etmeyip, tasarruf edmeliyiz. Kimyasal atıkların toprağa, suya, havaya karışmasının önlemeliyiz.

Kaynaklarımızı düzgün kullanarak, gelecekte yaşayacak insanlara da havayı ve suyu temiz kullanabilmesini sağlamalıyıyız. Doğayı kirleten maddelerin kullanımına artık son vermeliyiz. Bir kızıldereli atasözü diyor ki “doğa atalarımızın bize emaneti değil, doğacak çocukların emanetidir”diyor. İşte bizler de bu kutsal görevimizi yerine getirerek, doğanın bütün canlılığıyla yaşayabilmesi için insanlık olarak üzerimize düşen görevleri yapmalıyız.

Araştırmacı-Yazar-Şair

Hadjimoukoff Hatice Şirin Uyanık 

 


Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum yapan siz olun...
Yorumlarınız, site yönetimi tarafından denetlenip onaylanmaktadır; lakin uygunsuz, hakaret içeren, kişi ve kişileri aşağılayıcı türden olmaları halinde derhal silinecektir. Yorumlarınız başkaları tarafından oylanabilir.

Üye girişi yaparak takma adınızla yorum ekleyebilir, eklediğiniz tüm yorumlara üye panelinizden ulaşabilirsiniz. Ayrıca üye girişi yaparak haber, makale, video, foto galeri içeriklerini favorilerinize ekleyebilir ve tüm favorilerinize üye panelinizden erişebilirsiniz. Not: Üyeler en çok 500 karakter yorum yazabilirken, misafirler en çok 200 karakter yorum yazabilirler!



Yorumcu


E-Posta Adresiniz (Yayınlanmayacak)


Yorumunuz


Güvenlik Kodu
(Büyük-Küçük Harf Duyarlıdır!)
  




Mobil Sitemiz
Ana Sayfa
Hakkımızda
İletişim
Üye Ol
Site Kullanım Koşulları
Haber Manşetleri
Haber Arşivi
Haber Kategorileri
Video Arşivi
Foto Galeri Arşivi
Yazarlar
Yazar Makaleleri
Genel Makaleler
Anketler
Haber RSS
Makale RSS
Video RSS
Foto Galeri RSS
Sitenize Haber Ekleyin
Sitemizde yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı SİTEMİZ sorumlu tutulamaz. Gazetesi.tv.tr Copyright ©2015 Bu site en iyi Chrome, Opera, FF ve IE 10+ web tarayıcılar ile gezilir. Powered by ASPXPLUS