Psikolog İ.Bray: Kadınlarda Bekâret ve Kızlık Zarı Hakkındaki Batıl İnançlar

11.06.2017 tarihinde yayınlandı, 572 kez okundu

Kadınlarda bekâret konusunun yüzyıllar boyunca insanlığın çok üzerinde durduğu bir konu olduğunu ve bu yüzden pek çok kadın ve erkeğin canının yandığını biliyoruz. Ama daha da ilginç olan; kültür, gelenek ve toplumun kadınlar üzerinde kontrol sağlama talebinin bilimsel bilgilerin önüne geçiyor olması. Kadınlarda bekâret hakkında doğru bilinen şu iki anatomik yanlışın bizi düşündürüp yaygın uygulamaları tekrar gözden geçirmemizi sağlaması gerekir.
Tıp camiasında kızlık zarının bekâretin kanıtı olmadığı yüz yılı aşkın bir süredir bilindiği halde, dünyanın büyük bölümünde kadınlar hâlâ iş bulmak, isimlerini temize çıkarmak ya da evlenmek için insanlık haklarını çiğneyen kurumsallaşmış uygulamalarla aşağılayıcı bekâret kontrollerine maruz bırakılıyor

Yanlış: Bir Kadın İlk Kez Cinsel İlişkiye Girdiğinde Kızlık Zarı Muhakkak Kanar

Kızlık zarı bekâret kanıtı değildir çünkü bir kadın ilk kez vajinal ilişkiye girdiğinde bozulup kanamayabilir. Her kadındaki kızlık zarının esneklik derecesi farklıdır, o kadar ki kadınların yarısında sağlıklı bir cinsel hayat sürdürdükleri halde kızlık zarı hiç bozulmaz. Yani hiç kanama olmaz. Tıbbi camiada bu gerçek 100 yıldan fazla bir zamandır biliniyor.
Ne var ki ataerkil topluluklarda gerdek gecesi kan görülmezse bekâret sorgulanıyor, kadına güven sarsılıyor ve hayatı boyunca utanca mahkûm ediliyor, hatta öldürülüyor. Ne yazık ki bekâret yüzünden işlenen namus cinayetleri hâlâ

◾Yanlış: Bakirelerde Kanama Olur ve Kızlık Zarı Bozulur

Kızlık zarı her zaman kanamaz ve bozulmaz. Dolayısıyla bir kadının cinsel geçmişini öğrenmenin kendisine sormaktan başka yolu yoktur. Bu inanışın yanlışlığı, 20. yüzyıl başında bir hayat kadınının muayenesi sırasında kızlık zarının bozulmamış olduğunun görülmesiyle anlaşılmıştı. Küçük yaşta hamile kalmış ergenler üzerine yapılan bir araştırmada ise doktorlar otuz altı kızdan yalnızca ikisinde vajinaya giriş olduğunu gösteren açık belirtiler görebilmişlerdi!

Cinsel İşlev Bozuklukları Çoğunlukla Kurumsallaşmış Travmaların Sonucudur

Kızlık zarı, ilk cinsel ilişkide bozulup yok olan sihirli bir kapak değildir. Bakire kızların yarısı hiç kanama olmadan rahatça cinsel ilişkiye girebilir. Dolayısıyla kızlık zarı bekâretin kanıtı olarak kullanılamaz.
Ne var ki, bekâret vajinal muayeneyle anlaşılamayacağı halde, dünyanın büyük bölümünde, kadınlar, insanlık hakları çiğnenerek iş bulmak için, isimlerini temizlemek için, ya da evlenmek için aşağılayıcı bekâret kontrollerine maruz bırakılıyor.

İnsan haklarına aykırı bu uygulama göründüğü kadarıyla otoriteler tarafından destekleniyor ya da kurumsallaştırılıyor. Örneğin, Endonezya’da kadınlar orduya girebilmek için sistemik olarak muayene ediliyor. Dünyanın her yerinde, hatta Norveç gibi ülkelerde bile, kızlarının bekâretinden emin olmak isteyen anne babaların talebi ile genç kızlar doktorlar tarafından muayene ediliyor.
Kızların çoğunun tampon kullanarak ya da cinsel ilişkiye girerek, hatta spor yaparak kendilerini “mahvedebileceklerinden” korkarak yaşamaları ne kadar üzücü!
Hayvanlarda cinsel işlev bozukluğu pek görülmez. İnsanlarda ise çok fazla cinsel işlev bozukluğu görülmesine şaşmamak gerek: İktidarsızlık, soğukluk, vajinismus, erken boşalma, cinsel arzu kaybı ve başka sorunlar, çoğu kez cinselliğe ve özellikle de bekârete yaklaşımımızla bağlantılı.

Düzenli bir cinsel hayatınız olduğunda hayatınızda olup biten birçok başka şey hakkında düşünürsünüz, hayaller, planlar kurarsınız, hedefleriniz, arzularınız olur. Hayatınızda cinsellik olmadığında ise tek düşünebildiğiniz cinsellik ve cinselliği nasıl yaşayabileceğiniz olur.

Kadınlar üzerindeki baskı, erkekler ve egemen kültürü içselleştiren, cinsel doyuma ulaşamayan diğer kadınlar eliyle sürdürülür. İşin sonunda hem erkekler hem de kadınlar zararlı çıkar, toplumun yaratıcılığı ve üretkenliği azalır.

Ataerkil topluluklarda, erkekliğin kendini ispat ve zorlukları aşma şeklinde yapılandırılması tanımı itibarıyla çok güvensiz bir kişilik yaratır. Erkek olmak, erkekler topluluğunun bir parçası olmak için, bireyin bazı insanî yönlerini reddetmesi, hassas, kırılgan, yumuşak, hatta merhametli taraflarının ifadesini engellemesi gerekir.

Bu yanlış inanışları yıkmakla kadın cinselliğine kültürel ve dinsel yolla hükmedilmesi sorununu tamamen çözemesek de hiç değilse kadın ve erkeklere hükmetmek için kullanılan araçlardan birini ortadan kaldırabiliriz.
Cinsellik ve bekâret böyle birer tabu olmadığında, içimizdeki erkeksi ve dişi taraflar eşit derecede beslendiğinde, gençler saygı gördüklerinde ve korku yerine bilinçle yetiştiklerinde, daha kökten bir değişim yaratmayı umabiliriz.

Uzman Psikolog
İrem BRAY

 

 


Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum yapan siz olun...
Yorumlarınız, site yönetimi tarafından denetlenip onaylanmaktadır; lakin uygunsuz, hakaret içeren, kişi ve kişileri aşağılayıcı türden olmaları halinde derhal silinecektir. Yorumlarınız başkaları tarafından oylanabilir.

Üye girişi yaparak takma adınızla yorum ekleyebilir, eklediğiniz tüm yorumlara üye panelinizden ulaşabilirsiniz. Ayrıca üye girişi yaparak haber, makale, video, foto galeri içeriklerini favorilerinize ekleyebilir ve tüm favorilerinize üye panelinizden erişebilirsiniz. Not: Üyeler en çok 500 karakter yorum yazabilirken, misafirler en çok 200 karakter yorum yazabilirler!



Yorumcu


E-Posta Adresiniz (Yayınlanmayacak)


Yorumunuz


Güvenlik Kodu
(Büyük-Küçük Harf Duyarlıdır!)
  




Mobil Sitemiz
Ana Sayfa
Hakkımızda
İletişim
Üye Ol
Site Kullanım Koşulları
Haber Manşetleri
Haber Arşivi
Haber Kategorileri
Video Arşivi
Foto Galeri Arşivi
Yazarlar
Yazar Makaleleri
Genel Makaleler
Anketler
Haber RSS
Makale RSS
Video RSS
Foto Galeri RSS
Sitenize Haber Ekleyin
Sitemizde yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı SİTEMİZ sorumlu tutulamaz. Gazetesi.tv.tr Copyright ©2015 Bu site en iyi Chrome, Opera, FF ve IE 10+ web tarayıcılar ile gezilir. Powered by ASPXPLUS