HAYATIN ANLAMI

Hayatın anlamını sorgularken buldu kendini, gene dağılmıştı, kendine yalan söylendiğini anladığında kumdan kale gibi dağılmıştı. Onun için hayatın anlamı, düşünmeden sorumluluklarını yerine getirmek ve zamanı hızlı tüketmek ve tüketirken de, sevdiği insanların, onun dürüstçe izlemesiydi. Varlığının birileri için önemli olmasıydı, yalan söylenmeden varlığının hissedilmesiydi, önemli olan.

Tüm kadınlar hayatın anlamını düşünmeden hayata atılırlardı, evlenirlerdi, yaşlandığında yanlarında birileri olsun, sohbet etsin, birlikte çay içsinler. Teknolojinin hayatımıza girmesi ile hayatının anlamının, elinde bir ekranla, tek başına kalabileceğini düşünmek olmamalıydı, ama o zamanında, gençliğinde, kör kütük aşıkken düşünmemişti tüm kadınlar gibi, sevdiği içerde bilgisayar başında gece gündüz ailesi için çalışıyordu, para getirmese de olurdu, yan odada çalışıyordu.

Bilemezdi ki o ev temizleme giderek evin maddi manevi yükünü sırtlarken, eşinin, yan odada, ekran başında; gençliğine, gücüne, eşinin çalışmasına güvenerek, bekarım yalnızım, sevecek birine ihtiyacım var dediğini, ve bir gün bunca yıl sonra yaşlılığında yanında olacak kişinin, başka kadınlara yalan söylerken kendisini sevmekten takip etmekten, çoktan vaz geçtiğini, artık yarım yamalak da olsa yüzüne bakmadığını anladığında, bir daha birleşemeyecek kadar çimentosuz, susuz kum gibi kalacağını, hayatın anlamını düşünmekte ne kadar geç kaldığını hiç düşünememişti .

GÜLÜZAR RESULOĞLU



engelliler.gazetesi.tv.tr